KİTAP OKUMA YARIŞMASI BAŞVURULARI SONA ERMİŞTİR.

0

-KİTAP OKUMA YARIŞMAMIZIN BAŞVURULARI

SONA ERMİŞTİR-

-İLGİNİZE TEŞEKKÜR EDERİZ-

-SINAV TARİHİ 2 NİSAN 2017- 

 

Kitabın Adı Yazarı Yayınevi
Hz. Muhammed Mustafa -1 (Mekke devri) Osman Nuri TOPBAŞ Erkam Yayınları
Hz. Muhammed Mustafa -2 (Medine devri) Osman Nuri TOPBAŞ Erkam Yayınları

mekke_medine-500x500

YARIŞMAYA BAŞVURU HAKKINDA:

          KATILIM ŞARTLARI

  • Yarışmaya Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı bünyesinde yer alan ve Hüdayi Vakfının gönüldaşı olan sivil toplum kuruluşlarında kalan tüm lise ve üniversite öğrencileri katılabilir. Bu sebeple kayıt aşamasında referans kısmı önemli yer teşkil etmektedir.
  • Sınava katılım ücretsizdir.
  • Katılımcılar kitaplarını kendileri temin edecektir.
  • Başvuru kayıt işlemleri online olarak yapılacaktır. Online başvuru yapmayan katılımcılar sınava alınmayacaktır.
  • Yarışma erkek öğrencilere yöneliktir.
  • Yarışmaya müracaat edip sınava katılamayan öğrenciler için ayrıca bir sınav yapılmayacaktır.

           BAŞVURULARIN KABULÜ

  • Yarışmaya tüm lise ve üniversite öğrencileri başvuru yapabilir.

  • Yarışmaya sadece ERKEK  öğrenciler başvuru yapabilir.

          SINAV TAKVİMİ VE YERİ

  • Sınav 2 Nisan 2017  tarihinde yapılacaktır.
  • Sınav İstanbul / Üsküdar da yapılacaktır. Detaylı adres: Küçük Çamlıca Mh. Çilehane Yolu Caddesi No 12

         ÖDÜLLER:

  • 6 Katılımcıya Umre Ziyareti (Sıralamaya göre 3 Üniversite öğrencisi / 3 Lise öğrencisi gönderilecektir. Puanlama lise ve üniversite öğrencileri için farklı yapılacakatır.)
  • 3 Katılımcıya Afrika Seyahati
  • 3 Katılımcıya 300 TL değerinde kitap seti

         SINAV USULÜ

  • Test şeklinde yapılacaktır.
  • Puanlama lise ve üniversite öğrencileri için ayrı olarak ele alınacaktır. Dereceye giren ilk 3 lise ve 3 Üniversite öğrencisi Umre ziyareti hakkını kazanacaktır. Diğer ödüller genel sıralamaya göre belirlenecektir.
  • Detaylı bilgi başvuru yapanlara ayrıca bildirilecektir.

KİTAP HAKKINDA:

Hazret-i Mevlânâ der ki; “Aslında Kur’ân-ı Kerîm peygamberlerin hal ve vasıflarından ibarettir, onu huzûr-ı kalble okuyup gereğince amel edersen; kendini peygamberlerle, Allah dostlarıyla görüşmüş farz et.” Nebiler Silsilesi serlevhasıyla yayınlanan kitaplar; kuşatıcı bir yüreğin deryalar misali çağıldayışını ifade ediyor. Allah elçilerine derin bir muhabbetle fezeyan eden satırları okudukça; insanlığın tevhid mücadelesini yeniden yaşadığınızı, her bir peygamberlerin davasına omuz verdiğinizi hissediyorsunuz.

Hazret-i Muhammed Mustafa 1 (Mekke Devri)

yildiz-albumu-mekke

Yüz yirmi dört bin küsur peygamber ve onlardaki sayısız zuhûrâtve İlâhî tecellî akışları, sanki bereketli nîsan bulutları gibi âzamî derecede işbâ (doymuşluk) hâline geldikten sonra beşeriyetin gönül toprağına mecbûrî bir sûrette boşaldı. Ve bereketli bir hidâyet şerâresi hâlindeki nebîler silsilesi, âlemlere rahmet olarak gönderilen Hazret-i Muhammed Mustafâ -Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem-’in zuhüra gelmesinin âdeta birer ikbâl ve bahar müjdesi oldu…

Böylece bütün peygamberlerin ve insanlığın ebedî nûru olarak cihânı şereflendiren o sonsuz güneşin Mekke Devri, şirkle kirlenmiş gönülleri tevhîd-i İlâhî çerçevesinde yüce îtikâd ile temizlemek, küfürle kurumuş dalları îman ve hakîkat pınarıyla yeşertmek, nefsâniyet ve zulümleri dolayısıyla ham meyve hâline gelmiş beşeriyeti, rûhâniyet ve Nûr-i Muhammedî ile olgunlaştırmak faâliyetiyle geçti.

O’nun zâhirî terbiyesi ve bâtınî tesiri gönüllere öyle bir iksîr oldu ki, daha evvel yarı vahşî, çoğu insanlıktan bile habersiz bir câhiliye toplumunu, insanlık târihinin hâlâ gıpta ettiği “sahâbe” hüviyetiyle hayâl edilmez bir mertebeye ulaştırdı. Onları, dünya târihinde “fazîlette zirve insanlar” hâline getirdi.

Dolayısıyla adalet, merhamet, muhabbet ve îman dolu bir insanlık husûsunda modern bir câhiliye devri yaşayan şu âhir zamânın, yegâne kurtuluş yolu da, ebediyet güneşinin Nûr-i Muhammedî’sinde tecellî eden ulvî sırlardan nasiplenebilmektir…

Şefaat yâ Rasûlallâh!..

 

Hazret-i Muhammed Mustafa 2 (Medine Devri)

 medine1

Hazret-i Peygamber -Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem-’in Hak katındaki kadri o kadar yücedir ki; Cenâb-ı Hak, Habîb’ine itaati, kendine itaat saymış; O’na karşı yapılacak en küçük bir hürmetsizliği, amellerin boşa çıkmasına sebep kılmış ve O’na tâzîmi, gönüllerin takva imtihanı eylemiştir. Rasûlü’ne uygunsuz hitapta bulunmayı büyük bir cehâlet eseri olarak kabül etmiştir. Rasûlullâh -Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem-’e çokça salât ü selâm getirerek O’nu hiçbir zaman gönlümüzden ve hatırımızdan çıkarmamamız gerektiğini beyân etmiştir. Hattâ namaz kılarken her Tahiyyât’ta Rasûlullâh -Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem-’e selâm vermemizi namazın vâcip bir rüknü kılmıştır.

Bu derece kadri yüce olan Peygamberler Sultânı’nın Medîne Devri, Allâh’ın dînini ikâme ile geçmiştir. Gönülleri cennete döndüren yüce esasları, sarsılmaz temeller üzerinde muhteşem saraylar misâli inşâ etmiştir. O güller gülü, Medine’de oluşturduğu münevver iklimde, hayatının sonuna kadar güzelliğin ve doğruluğun rehberi olmuş ve şerefli hayatı; her türlü yanlış, kötülük, terör ve zulme karşı mücâdele içinde geçmiştir. Böylece ardında, insanlığa sonsuz kurtuluş ve vuslatın yegâne yolu olan bir dîn, bir sırât-ı müstakîm ve insanlık semâsının yıldızları olan örnek bir nesil bırakmıştır. Ne mutlu dünyâda, Allâh Rasûlü’nün izini tâkip ederek o sırât-ı müstakîmden, yâni dosdoğru yoldan yürüyüp de âhiretteki kıldan ince sırâtı geçecek olanlara!..

Âcizâne böyle bir saâdete vesîle olabilmek maksadıyla kaleme alınan bu eserde, Nebîler Nebîsi’nin bütün beşeriyete numûne-i imtisâl hayatını, örnek şahsiyetindeki ulvî incelikleri ve derinlikleri ve âyetler ışığında İlâhî tecellî akışlarıyla dolu kıssalarını bulacaksınız. Esâsen O’nu tasvirde lisanlar mutlak bir âcziyet içindeyken, bizim lisânımızdaki ifadesi de okyanustan bir katre misâli idrâkimize damlayan şebnemler mesabesindedir.

Dahîlekyâ Rasûlallâh!..

 

 

Sosyal Mecralarda Paylaş